Yüce Allah, insanı en güzel sûrette yaratmış, diğer canlılardan farklı olarak üstün yeteneklerle donatmış ve kâinatta bir çok varlığı oun emrine ve hizmetine vermiştir.
Allah Tealâ, şöyle buyuruyor:
"Allah'ın, göklerde olanları da, yerde olanları da sizin emrinize verdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini görmez misiniz?"
Mükemmel bir plâna göre yaratılan ve âhenkli bir düzen içinde işleyen kâinatta zerrelerden kürelere kadar her şeyin bir gayeye yönelik olarak görevini yerine getirdiğini ve hiçbir şeyin başıboş bırakılmadığını görürüz.
Yaratıklar arasında üstün bir yeri olan insanın da dünyaya gelişinde elbette bir hikmet, yaratılışında yüksek bir gaye vardır.
Yaratılışımızın Gayesi
Yüce Rabbimiz, yaratılışımızın hikmetini, dünyaya gelişimizin gayesini Kur'an-ı Kerim'de şöyle bildiriyor:
"Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım."
Bu ayetten açıkça anlaşılıyor ki, yaratılışımızın asıl gayesi, Allah'a ibadet etmektir. Bu gayeye uygun olarak ibadet görevini yerine getirdiğimiz taktirde, hem Allah'ın rızasını kazanmış, hem de âhirette sonsuz ve mutlu hayata kavuşmuş oluruz.
Dünyaya gelmekten maksat; yalnız yiyip-içmek, yatıp-uyumak ve geçici zevkleri tatmin etmek değildir. Bu özellikler diğer canlılarda da vardır. İnsan kısa bir zaman için var olan, sonra yok olup giden bir varlık değildir. İnsan dünyaya, daha yüksek ve sonsuz bir hayata hazırlanmak için gönderilmiştir.
Dünya, ebedî âleme giden yolun üzerinde bir istasyon gibidir. İnsan belirli bir süre burada kaldıktan sonra yoluna devam edecektir.
Ölmek, yok olmak değildir. Ölüm, geçici olan dünya hayatından sonsuz olan ahiret hayatına geçiştir. İnsan ebediyet âleminin yolcusudur.
Bazı duraklarda belirli süreler kaldıktan sonra asıl yurduna varacaktır.
Peygamber Efendimiz bu yolculuğu şöyle ifade etmiştir:
" Ben dünyada bir ağaç altında gölgelenip sonra bırakıp giden bir yolcu gibiyim."
Şiirleri, asırlardan beri dillerde yaşayan Yunus Emre de bu gerçeği şöyle dile getirmiştir:
Bu dünyaya gelen kişi
Âhir yine gitse gerek,
Misafirdir, vatanına
Bir gün sefer etse gerek.
İnsan, dünyada ne ekerse, ahirette onu biçecektir. Bu sebeple, kısa ve geçici olan dünya hayatını çok iyi değerlendirmemiz gerekir.
Bu konuda Sevgili Peygamberimiz bizleri uyarmak maksadıyla şöyle buyuruyor:
"Beş şey gelmeden önce (diğer) beş şeyin değerini bil:
1. Ölümünden önce hayatının,
2. Hastalığından önce sağlığının,
3. Meşguliyetinden önce boş zamanının,
4. İhtiyarlığından önce gençliğinin."
5. Fakirliğinden önce zenginliğinin."
Derslerine iyi çalışan, ödevlerini zamanında yaparak imtihanda başarılı olan öğrenci gibi, ibadetleri emredildiği şekilde zamanında yapmalıyız. Çünkü, Allah'ın hoşnutluğunu kazanarak sonsuz ve mutlu hayata kavuşabilmemiz, yapmakla yükümlü olduğumuz dinî emirleri ve ibadet görevlerini yerine getirmemize bağlıdır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Kur'an-ı Kerim' de beş vakit namazın bulunup bulunmadığı
Belirli şartları taşıyan Müslümanlara günde beş vakit namazın farziyeti Kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Beş vakit namazın eda edileceği ...
-
DARR Zarar verici şeyler yaratan "Ben, O'ndan başka ilahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek ...
-
ĞAŞİYE 1 - O her şeyi kuşatacak olan Kıyamet'in haberi sana geldi mi? ĞAŞİYE 2 - Yüzler var ki, o gün eğilmi...
-
AZİZ Üstün, kuvvetli, güçlü, şerefli, mağlup edilmesi mümkün olmayan, galip "Allah'ı, sakın elçilerine verdiği sözden dönen sa...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder